NEW ERA INTERNATIONAL JOURNAL OF INTERDISCIPLINARY SOCIAL RESEARCHES ISSN: 2757-5608

Quick Access


Bu Dergi DOI ve Crosscheck üyesidir


Hicrî İkinci Asırda hurûf-ı mukattaa Yorumu: Yahyâ b. Sellâm ve Mukâtil b. Süleyman Örneği
(Hicrî İkinci Asırda hurûf-ı mukattaa Yorumu: Yahyâ b. Sellâm ve Mukâtil b. Süleyman Örneği )

Author : Şeyma Gündüz  tek yazar  
Type :
Printing Year : 2021
Number : 11
Page : 111-121
Cite : Şeyma Gündüz tek yazar, (2021). Hicrî İkinci Asırda hurûf-ı mukattaa Yorumu: Yahyâ b. Sellâm ve Mukâtil b. Süleyman Örneği. New Era Journal of Interdisciplinary Social Studies, 11, p. 111-121. Doi: .
    


Summary

Abstract The Qur'an, which is a divine word, presents us with different literary beauty in every word and every verse. Although many have been discovered, they are only a drop in the sea. The part waiting to be discovered is far beyond our imagination because the richness of meaning and literary wit of the Qur'an is beyond the limits of science. Since the first centuries, thousands of books have been written and continue to be written. The only goal of the scholars was to understand the will of Allah in the best way and to clarify the mutashabih verses that seem to hinder understanding. Based on this truth, scholars who try to reveal and research the wisdom, literary beauties and unlimited rhetoric of the Qur'an, also include the revelation, collection, writing, recitation, interpretation, i'câz, nasih and nasih of the Qur'an. They have also been instrumental in the emergence of many Qur'anic sciences by focusing many issiues. The sciences of the Qur'an appear with the composition of Ulum'ul Qur'an, garibu'l-Qur'an, i'cazu'l-Qur'an, emsâlu'l-Qur'an, muskilu'l-Qur'an, metaphorical It contains many sciences such as l-Qur'an, favâtihu's-suver, uslûbu’l- Qur'an, and aksâmu'l-Qur'an. One of them is the science of Huruf-u Mukattaaa. There is huruf-u Mukattaa at the beginning of 29 suras of the Qur'an. These letters at the beginning of the suras are formed by the combination of one (like sâd, nûn) or more than one letter (like tâ-sin-mîm alif-lâm-mîm-sâd, kâf-hâ-yâ-ayîn-sâd). These letters have an important place in the expressions of the Qur'an because it is obvious that there is no coincidence and there is a great wisdom in the occurrence of these letters, sometimes with a single letter or sometimes with the combination of more than one letter. The fact that it is not clear what Huruf-u Mukattaa signifies, and the absence of a clear narration from the prophet Muhammad, therefore this science has always attracted people's attention, and by increasing their curiosity and research. For this reason, our commentators have put forward many ideas by going to interpretation about what these letters signify. While some of these efforts to reveal the nature of Huruf-u Mukattaaa were accepted, some were not. In the second century which is closest to the age of prophethood, many views were put forward by interpreting the Hurûf-u Mukattaa with an effort to clarify. Scholars such as Ibn Abbas, Qatada bin Diame, Said bin Cubeyr from among the companions of Ubey bin Kab have expressed different opinions. And again, in the second century of Hijri, with the beginning of the tadwin movement, tafsir ceased to be a branch of the science of hadith, and independent works emerged. There are scholars who produced independent works and came to the fore in this codification movement. We will try to examine the science of Hurûf-u Mukattaa in the commentary of Muqatil b. Suleiman (d. 150), which is accepted as one first complete commentary, although tafsir of Yahyâ bin Sallâm which is accepted as one of the first tafsir but it is not complete. Also we will touch on the differences and similarities views between these two tafsirs.



Keywords
Keywords: Hurûf-u Mukattaa, Second Century, Yahya bin Sallâm, Muqatil b. Suleiman (d. 150), Quranic Sciences.

Abstract

ÖZET İlahi bir kelâm olan Kur’ân-ı Kerîm her kelimesinde ve her ayetinde bizlere farklı edebi güzellikte sunmaktadır. Birçoğu keşfedilmiş olsa da bunlar denizde damla nispetindedir. Keşfedilmeyi bekleyen kısmı ise tahayyülümüzün çok ötesindedir çünkü Kur’ân-ı Kerîm’in anlam zenginliği ve edebi nükteleri ilim sınırlarının ötesindedir. İlk asırlardan bu yana yüz binlerce kitap yazılmış, yazılmaya da devam etmektedir. Âlimlerin yegâne hedefi Allah’ın muradını en iyi şekilde anlayabilmek ve anlamaya engel görülen müteşâbih ayetleri açıklığa kavuşturmak olmuştur. Bu hakikate binaen Kur’ân-ı Kerîm’in hikmetlerini, edebi güzelliklerini ve sınırsız belagat nüktelerini ortaya koyma ve araştırmaya çalışan âlimler ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’in nüzûlü, toplanması, yazılması, kıraati, tefsiri, i‘câzı, nâsih ve mensuhu gibi konulara da eğilerek birçok Kur’ân ilminin ortaya çıkmasına vesile olmuşlardır. Kur’ân ilimleri Ulum’ul Kur’ân terkibi ile karşımıza çıkarak Garibu’l-Kur’ân, İcazu’l-Kur’ân, Emsâlu’l-Kur’ân, Müşkilu’l-Kur’ân, Mecâzu’l-Kur’ân, Fevâtihu’s-Süver, Üslûbu’l-Kur’ân, Aksâmu’l-Kur’ân gibi birçok ilmi içinde barındırmaktadır. Bunlardan biri de Hurûf-ı Mukattaaa ilmidir. Kur’ân-ı Kerim'in 29 suresinin başında Hurûf-ı Mukattaa bulunmaktadır. Surelerin başında bulunan bu harfler bir (sâd, nûn gibi) veya birden fazla harfin (tâ-sîn-mîm elif-lâm-mîm-sâd, kâf-hâ-yâ-ayîn-sâd gibi) birleşmesi ile meydana gelmektedir. Bu harfler, Kur’ân'ın ifadeleri içerisinde önemli bir yer tutmaktadır çünkü bu harflerin bazen tek harfli, bazen de birden çok harfin birleşmesiyle karşımıza çıkmasında bir rastlantısallık olmadığı ve büyük bir hikmetin mevcut olduğu aşikârdır. Hurûf-ı mukattaa’nın neye delalet ettiğinin açık olmayışı, Hz. Peygamber’den gelen sarih bir rivayetin yokluğu öteden beri insanların dikkatini çekmesine sebep olmuş ve meraklarını arttırarak araştırmalarını da o denli arttırmıştır. Sahabilerden özellikle İbn Abbâs (ö. 68/687-88) Ubey bin Kâ’b (ö. 33/654 [?]) tabiinden Katâde bin Diâme (ö. 117/735), Saîd bin Cübeyr (ö. 94/713 [?]) gibi âlimler bu konuya açıklık getirme gayreti ile tevile giderek birçok farklı görüşler zikretmişlerdir. Ve yine hicrî ikinci asırda tefsir hadis ilminin bir babı olmaktan sıyrılıp tedvin hareketinin başlaması ile müstakil eserler ortaya çıkmıştır. Bu tedvin hareketinde müstakil eser veren ve ön plana çıkan âlimler mevcuttur. Bu âlimlerden ilk tam tefsiri yazmasında dolayı Mukâtil bin Süleyman’ın (ö. 150) tefsiri ile tefsirinin tamamı ulaşmasa da ilk tefsirlerden kabul edilen Yahyâ bin Sellâm’ın (ö. 200) tefsirinde Hurûf-u Mukattaa ilmini irdelemeye çalışıp yeri geldiğinde iki tefsir arasında yorum farklılıklarına ve benzerliklerine değineceğiz.



Keywords
Anahtar Kelimeler: Hurûf-u Mukattaa, Hicrî İkinci Asır, Yahyâ bin Sellâm, Mukâtil Bin Süleyman, Kur’ân İlimleri.

Advanced Search


Announcements


Address :
Telephone :+905530042075 Fax :
Email :editornewera@gmail.com

Web Yazılım & Programlama Han Yazılım Bilişim Hizmetleri